Kıyamet'in Kopma Esnasındaki Sura Üfürülme Olayı Kitabın geçtiğimiz bölümlerinde, ölecek olan kişinin yaşadığı, sekerât-ı mevt dediğimiz can çekişme olayının şiddetini, ölümle başlayan tehlikeleri, son nefeste iman ile gidememe korkusunu, kabir karanlığının ürkütücülüğünü, kabrin sıkmasını ve oradaki yalnızlığı, haşeratın insanın vücudunu nasıl yiyip bitirdiğini, Münker-Nekir meleklerini ve onların sorgulamalarını ve eğer günahkâr biri ise kabir azabının ne denli şiddetli olacağını anlatmıştık.
Elbette hepimizin önünde bundan daha büyük ve korkutucu tehlikeler vardır. Bunlar şunlardır:
Sura üfürülmesiyle birlikte kıyametin kopuşu, tekrar dirilmek ve mahşer meydanına toplanmak, cebbâr olan Allah'ın (c.c) huzuruna getirilmek, az çok yapılan her işten sorgulanmak, herkesin sevabının ve günahının eksiksiz olarak ölçülmesi için terazilerin kurulması, inceliği ve keskinliğiyle bilinen sırat köprüsünden geçmek, ameller tartılıp neticeye varıldığında, gideceği yerin (cennet ya da cehennem) çağrısını beklemek.
İşte bunlar ilk olarak bilmen gereken hallerdir. Sonra bunlara kalbinde hiçbir şek ve şüphe bırakmayacak şekilde inanman ve ardından da onlara hazırlaman için kalbini diriltmen gerekir.
Şu var ki, çoğu insan, âhirete imanı tam anlamıyla kalbine yerleştirememiş, kalbin derinliklerinde yer eden temel bir esas haline getirmemiştir.
Bunun en iyi göstergesi, insanların yazın sıcaktan, kışın soğuktan korunmak için en iyi tedbirleri almalarına rağmen cehennemin harareti ve soğuğuna karşı görmezden gelişleridir.
Evet, onlara âhireti sorsan, “Âhiret haktır” derler. Ancak sonra kalpleri bu söylediklerinden gafil bir halde, onu unutur giderler. Bu aynen, bir dostunun, senin önüne getirilen bir yemek hakkında, “Bu yemek zehirlidir” dedikten sonra yemeğe bir kaşık da kendisinin daldırmasına benzer. Bu kimse sözüyle doğru söylemiş, fakat ameliyle kendisini yalanlamıştır. İşte en kötüsü budur.
Hz. Peygamber (s.a.v) bir kutsî hadiste şöyle buyurur:
“Yüce Allah buyurur ki: Âdemoğlu kendisi için câiz değilken beni birtakım noksanlıklarla vasıflandırdı ve hakkımda yalan konuştu. Beni noksan sıfatlarla vasıflaması, bana bir evlât isnadında bulunmasıyladır (üçlü ilâh inancında olduğu gibi). Beni yalanlaması ise, onun: ‘Bizi yarattığı gibi (ölümümüzden sonra) tekrar eski halimize döndüremez' sözleridir” [1]
İnsanın bâtınının (kalbinin), yeniden dirilme ve haşir meydanında toplanma gibi hâdiseleri tasdik etmede ve inanmada gevşeklik göstermesinin nedeni, bu gibi hâdiselerdeki anlayışının kıt oluşundandır.
Bu zamana kadar hiçbir canlının doğum yaptığını görmeyen ve üremenin ne şekilde olduğunu bilmeyen birisine, “Bir sanatkâr, şu pis nutfeden konuşan, düşünen akıl ve irade sahibi bir insan yapıyor” denilse, elbette bunu kabul etmeyecektir.
Bu sebeple Allah (c.c) şöyle buyurur:
“İnsan görmez mi, biz onu meniden nasıl yarattık. O bunu görmeyip bize apaçık bir düşman oluverir. O Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal getirmeye kalkışır ve: «Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?» der.” [2]
“İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır! O, (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi? Sonra bu nutfe, alaka (aşılanmış yumurta) olmuş, derken Allah onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmiştir. Ondan da iki eşi, yani erkek ve dişiyi var etmiştir.” [3]
Esasen insanoğlunun yaratılışındaki acayiplikler, organlarının birbirine eklenişindeki farklılıklar öyle çoktur ki, bunlar onun tekrardan diriltilmesinden daha fazla şaşırtıcıdır. Allah Teâlâ'nın sanatını ve kudretini müşahede eden bir kimse, yine onun kudretinde ve hikmetinde olan bu dirilme hâdisesini nasıl inkâr edebilir ki?
Şayet bu husustaki inancında bir zayıflık varsa, onu ilk yaratılış anını düşünerek kuvvetlendir. Zira öldükten sonra diriliş aynen onun gibi ve hatta daha da kolaydır. Buna imanın kuvvetliyse, dirilme ve mahşer anının korku ve tehlikelerini kalbine getir. Kalbinin bu husustaki rahatlığını ve gevşekliğini kaldırmak için çok düşün ve öncekilerin ölümlerinden ibret al. Bir an evvel Rabbinin huzuruna arz edileceğin gün için kollarını sıva, amel et. SÛR DENİLEN ÂLETİN ÇIKARDIĞI SES İlk olarak kabir sakinlerinin kulaklarını çınlatacak olan sûrun şiddetle üfürülüşünü düşün.
O Sûr öyle bir ses ve öyle bir bağırtıdır ki, onunla birlikte kabirler ölülerin baş tarafından açılır ve ölüler bir defada kabirlerinden sıçrarlar. Kendini o durumu yaşıyormuş farzet; bedenin baştan aşağı toz toprağa bulanmış, yüzün değişmiş ve sesin şiddetinden hayretler içinde çağrının geldiği tarafa doğru gözlerini dikmişsin! İnsanlar uzun süre belâ ve musibet çektikleri kabirlerinden bir anda fırlayıvermişler. Herkes gam ve keder içindeyken bir de akıbetlerinin ne olacağı endişesinin onları nasıl bir korkuya bürüdüğünü hayal et.
Allah (c.c) bu hususlarda şöyle buyurmuştur:
“Sûr'a (ilk) üflenişte, Allah'ın diledikleri (dört büyük melek, cennet bekçisi Rıdvan, huriler ve cehennem bekçileri zebânîler) müstesna olmak üzere göklerde ve yerde, ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir defa üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış (etrafa, sağa sola) bakıyorlar” [4]
“O Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya, işte o gün zorlu bir gündür, hele kâfirler için (hiç de) kolay değildir.” [5]
“Onlar: Eğer gerçekten doğru söylüyorsanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecektir? derler. Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar. İşte o anda onlar ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler. Nihayet Sûr'a üfürülecek. Bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp koşarak rablerine giderler. (İşte o zaman) Eyvah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı? Bu, Rahmân'ın vaad ettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! derler.” [6]
İnsanların önünde Sûr'a üfürülmenin haricinde başka hiçbir şey olmasa bile korkutucu olarak bu yeter de artardı. Zira o öyle bir ses ve gürültüdür ki, onun şiddetinden, Allah'ın diledikleri müstesna (ki onlar da meleklerdir) yerde ve gökte ne varsa hepsi ölecektir. Bunun için Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Sûr sahibi (İsrâfil), boynuzu (üfürme aletini) eline almış, boynunu uzatmış ve ne zaman kendisine emredilecek de üfleyeceğim diye beklemekte iken ben nasıl sevinebilirim ki” [7]
SÛR'UN ŞEKLİ ve MAHİYETİ Mukâtil b. Süleyman (rah) şöyle demiştir: Sûr denilen şey boynuz şeklindeki bir üfürme aletidir. Boru çalmak üzere hazırlanmış biri gibi, görevli melek ağzını o boruya koymuş beklemektedir. Sûr'un (borunun) ağız tarafının genişliği, çapı yeryüzü ile gökyüzü arasındaki mesafe kadardır. İsrâfil (a.s) gözünü arş tarafına dikmiş, kendisine ne zaman emredilecek de Sûr'a üfleyeceğim, diye beklemektedir.
O Sûr'a ilk üfleyişinde yerde ve gökte ne varsa hepsi ölecektir. Allah'ın kalmalarını istediği, Cebrâil, Mîkâil, İsrâfil ve ölüm meleği Azrâil bunun dışındadır. Ardından Allah (c.c) ölüm meleğine sırasıyla, Cebrâil, Mîkâil ve İsrâil'in ruhlarını almasını emredecek sonra da ölüm meleğinin kendi canını almasını emredecek ve hayatta Zât-ı Bârî'den başka hiçbir varlık kalmayacaktır.
SÛR'UN ÜFÜRÜLMESİNDEN SONRAKİ BEKLEYİŞ Bütün mahlûkat, Sûr'un ilk üflenişinden sonra Berzah âleminde kırk yıl bekleyecektir. Sonra Allah (c.c) İsrâfil'i yeniden diriltip ikinci bir kez daha Sûr'a üflemesini emredecektir. Bu anlattıklarımızın delili şu âyet-i kerimedir:
“…Sonra ona (Sûr'a) bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar (bütün ölüler) ayağa kalkmış (etraflarına) bakıyorlar!” [8]
İşte o an herkes ayağa kalkmış; mahşer meydanına gönderilmeyi beklemektedirler.
Resûlullah (s.a.v), bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
“Ben peygamber olarak gönderildiğimde (o emir bana verildiğinde) İsrâfil'e de üflemesi için Sûr (denilen o boru) verildi. O, her an kendisine emredilecek olan üfleme emrini beklemektedir. Dikkat edin! Sûr'a üfürülmenin dehşetinden korkun.” [9]
O gün, bütün mahlûkatın yeniden dirilmenin korkusu ve şiddetiyle, kalpleri buruk ve zelil bir halde, haklarında cennetlik ya da cehennemlik olduklarının hükmünün verileceği mahşer meydanına doğru götürüldüklerini düşün. Aralarında sen de varsın ve sen de onlar gibi kalbi buruk, hakir ve zelil bir haldesin!
Eğer dünyada refah ve hayırsız bir zenginlik içinde hayat sürmüşsen, şunu bil ki, o gün yeryüzünün sultanları ve zenginleri, ayaklar altında ezilen karıncalar misali, mahşer halkının en hakir ve en aşağılarından olacaktır. O esnada, bütün hayvanat, dağlardan taşlardan, başları öne eğik bir vaziyette oluk oluk mahşer meydanına gelirler ve kendilerini kirleten günahlarının olmamasına rağmen insanların arasına karışırlar. Bu, Sûr'a üfürülmenin kendilerine verdiği korku sebebiyledir ve o sebeple artık insanlardan ürkmezler. Nitekim bu husus, “Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde” [10] âyeti ile bildirilmiştir.
Sonra rabbinin huzurundan kovulmuş olan o kibirli şeytan (ve nesilleri) tutup getirilir. Şeytan ve avanesi Rabbinin huzuruna çıkarılacağının korkusundan boynunu eğmiştir. Allah (c.c) bu hususta şöyle buyurmuştur:
“Öyle ise, rabbine yemin olsun ki, muhakkak surette onları (insanları) şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.” [11]
Bu zikrettiğimiz tehlikelerden ötürü, şimdiden o gün senin ve kalbinin hali ne olacak diye otur bir düşün!
Ülkemizde Medyumlar: Medyumluk çalışmalarına 21 yıldır aralıksız devam eden Medyum Umut,sizlere hak yolunda yardımcı oluyor.Gerçek bir medyuma ihtiyaç duyarsanız mutlaka Medyum Umut Hocadan yardım alınız.Ülkemizde maalesef pek çok sayıda kendisini medyumum diye tanıtan bir sürü sözde medyum türemiştir.Medyumluk öyle kolay yapılacak yada sonradan kazanılacak bir vasıf değildir.Bu yüzden Medyum Umut sizleri bu sözde medyumlara karşı uyarıyor.Lütfen medyumluk hizmeti alacağınız zaman o medyumun hakkında gerçek bir bilgiye sahip olun.Aksi halde hüsrana uğramanız kaçınılmaz olur.
Medyumluk Hizmetleri: Medyumluk hizmetleri arasında Umut beyin sayısız hizmeti vardır.Özellikle ayrılan eşleri birleştirmek ayrılan sevgilileri birleştirmek için hazırlamış olduğu birbirinden değerli vefk ve vefk çeşitleriyle Medyum Umut Türkiye de isim yapmış çok değerli bir medyumdur.Ayrıca Medyum Umut beyin iş ve kısmet açmak için nazara karşı hazırlamış olduğu vefkler yine büyü ve büyüye maruz kalmış insanlar için hazırlamış olduğu birbirinden değerli vefkler sayesinde insanlar gerçek mutluluğa kavuşuyorlar. Sizler de bir gün gerçek bir medyuma ihtiyaç duyarsanız Umut Hoca dan yardım alabilirsiniz. İnternet üzerinde kendisini hoca olarak tanıtan yalnız en küçük bir ilim sahibi bile olmayan insanlara karşı lütfen tedbirli olun.Bu kişiler adlarına çeşitli internet siteleri açarak siz değerli insanların yanılmasına neden olmaktadırlar.Bu nedenle lütfen her hocayım diyenin sözüne inanmayın.Bir çoğuda medyayı kullanarak insanları etkilemeye çalışıyorlar.Medyatik olmak iyi bir hocalık bilgelik taşınması anlamına gelmiyor ama maalesef toplumun böyle bir zaafiyeti var.Bizim insanımız tv programlarında boy gösteren kalitesiz niteliksiz hocalara itimat etmektedir.Bu çok büyük bir yanlıştır.Unutmayın ki ilim öyle kolay kazanılan bir özellik değildir. Medyatik olmak iyi ilim sahibi olan anlamı taşımamaktadır
Aşk Büyüsü: Dünyaca Ünlü Medyum Umut Hoca ,sevgilisinden ayrılmış insanları birleştiriyor. Evliliklerinde sorunlar yaşayan çiftleri birleştiriyor. Sizlerde çeşitli nedenlerden dolayı sevdiğinizden ayrı kalmışsanız Umut Hocanın kişiye özel aşk vefkleriyle tekrar o mutlu günlerinize dönebilirsiniz. Medyum Umut Hoca hazırladığı muhabbet vefkleriyle Türkiye'nin bir numaralı medyumudur.
Bağlama Büyüsü: Medyum Umut Hoca , bir takım nedenlerden ötürü ayrılmış olan sevgilileri tekrar eski mutlu günlerine dönmeleri için kişiye özel bağlama vefkleri hazırlıyor.Bunun yanında evli çiftler arasındaki geçimsizlikleri gidermek için hazırlamış olduğu vefkler sizlere mutlu bir yuva hayatına kavuşturuyor.
Sizde eşinizle büyük geçimsizlikler yaşıyorsanız yada eşiniz evi terk etmiş ise bu konuda konusunda tam olarak uzman olan Umut Hoca dan yardım alabilirsiniz.
Hocamızın Medyum Desteği: Türkiye de medyumluk danışmanlığı alabileceğiz en doğru adres Medyum Umut Hocadır.Kendisi 21 yılı aşkın süredir medyumluk hizmeti veren bu işi en iyi şekilde yapan bu şekilde insanların güvenini kazanmış tek medyumdur.Umut bey aşağıdaki konularda medyumluk hizmetlerini sürdürmektedir.
Aşk ve bağlama vefkleri.
İş kariyer kısmet açma vefkleri.
Nazar ve nazardan korunmak için özel vefkler.
İçki Kumar gibi kötü alışkanlıklardan kurtarmak için hazırlanan vefkler.
Her türlü büyü ve büyülere maruz kalmış insanlara yönelik vefkler.
Kişisel Çalışmalarım
ÇALIŞMA ALANLARIMIZ VE EN ÇOK BAŞVURULAN KONULAR EVLENMEK ve YUVA KURMAK İÇİN: Evlenmeyi isteyen her insan için, evlenmeyi arzu edipte çeşitli nedenlerle bir türlü evlenemeyenler için, evlenmek isteyen bekarların, boşananların ve dulların evlenmesi için yapılır.
AŞK KONUSU: Karşılıksız ve tek taraflı aşklarda, ayrılıklarda, sevdiğin insanı kendine aşık etmek ve bağlamak için, evliliklerde daha mutlu bir hayat için, eşini kendine aşık etmek ve her istediğini karşısındakine yaptırmak için yapılır.
EŞİNİN veya SEVDİĞİ BİR KİŞİNİN SADAKAT ve MUHABBETİ İÇİN: Sevdiğinin, eşinin ya da sevgilisinin kendisinden başka kimseye cinsel anlamda ilgi göstermemesi için ve kendisine sadık kalması için yapılır.
RIZKIN ÇOĞALMASI İÇİN: Rızkının, kısmetinin bollaşmasını isteyen her insan için yapılır. Rızkı ve kısmeti dar olan, iki yakası bir türlü bir araya gelmeyen insanların darlıktan refaha çıkması için yapılır.
BEREKET ve BOLLUK İÇİN: Kazancının ve Elindeki parasının bereketini göremeyen insanların paralarının, mallarının ve kazançlarının bereketlenmesi için yapılır.
MEVKİ ve MAKAM YÜKSELTMEK İÇİN: Hayatta, işte, istenilen maddi ve manevi her durumda mevki ve makam yükseltmek için yapılır.
MÜŞTERİ ve BOL KAZANÇ İÇİN: Müşteriye ihtiyacı olan insanların müşterilerinin çoğalması için ve müşterilerinden bol kazanç sağlamaları için yapılır.
KUMAR MÜPTELALARINI KUMARDAN KURTARMAK İÇİN: Kumara düşkünü olan insanları kumar oynama ihtiyacından ve kumar müptelasından kurtarmak için yapılır.
İÇKİ BAĞIMLILARINI İÇKİDEN KURTARMAK: İçkiye müptela olan insanların içki bağımlılığından kurtulup bir daha içki içmemeleri için yapılır.
KÖTÜ ÇEVRELERDEN KURTARMAK İÇİN: Kötü dostlardan, kötü çevreden ve kötü insanlardan kurtarmak için yapılır.
ZEKANIN ve BİLİNCİN ARTMASI İÇİN: Zekanın güçlenmesi, artması ve zeka kullanım oranının çoğalması için yapılır.
DALĞINLIK ve UNUTKANLIĞI GİDERMEK İÇİN: Dalğın ve Unutkan olan insanların unutkanlıklarının ve dalğınlıklarını gitmesi için ve her şeyi hafızalarında tutabilmeleri ve hatırlayabilmeleri için yapılır.
SINAV KAZANMAK İÇİN: Ö.S.S., KPSS ve bunlar gibi sınavları kazanmak için yapılır. Önemli Not : sınavdan bir ay önce yaptırılmalıdır.
SIKINTISIZ DOĞUM YAPMAK İÇİN: Doğumların kolay, sıkıntısız ve tehlikesiz olması için yapılır.
DİLEK VE HACETLERİN KABULÜ İÇİN: İstenilen bütün zaruret ve dileklerin kabulü için yapılır.
DÜŞMANLARA ÜSTÜN OLMAK İÇİN: Düşmanların zarar ve şerlerinden muhafaza için, düşmanlara karşı her zaman üstün ve galip gelmek için yapılır.
SİHİR, MUSKA ve BÜYÜ İÇİN: Her türlü sihir, muska, büyü ve tılsımların bozulması için etkisiz hale gelmesi için yapılır. Her türlü bağlanmış olan insanların açılması için, bahtı ve kısmeti bağlanmış insanların bahtlarının ve kısmetlerinin açılması için, Rızkı, işi, gücü, kuvveti bağlı olan kişilerin açılması için yapılır. MUHABBET ve SEVGİ: Seni sevmesini istediğin herkese uygulanabilir. Bu bir sevgili, arkadaş, ortak ve sevgisini arzuladığın herkes olabilir. Kaçanı geri getirmek için, ayrılanları birleştirmek için, eşlerde muhabbet, evladın sevgisi ve saygısı için, arkadaşların içinde sevgi ve saygı görmek için, aile bütünlüğünü korumak için, ebeveynleri tarafından sevilmek ve onlara sözünü geçirmek için, istenilen herhangi bir topluluğa otorite uygulamak için kısaca her türlü muhabbet için yapılır.
GÜZEL ve ZARİF GÖRÜNMEK İÇİN: İnsanlara güzel görünmek ve ilgi çekmek isteyen, yanlışlarının bile insanlar tarafından güzel ve hoş görünmesini isteyen insanlar için, herhangi bir toplumda, bütün çevrelerde, aile içinde ve iş ortamlarında eşsiz, çekici ve güzel görünmek için yapılır.
ZENGİNLİK, MAL ve MÜLK İÇİN: Zengin olmak ve mal-mülk isteyen bütün insanlara yapılır.
İŞ SAHİBİ OLMA ve İŞE GİRMEK İÇİN: İş bulamayan, işten atılan, işe girmek istediğinde problemlerle karşılaşan insanların rahatlıkla iş bulmaları ve işe girebilmeleri için yapılır.
KARA SEVDAYA TUTULUP MECNUNLUK VE PERİŞANLIK ÇEKEN İNSANLAR İÇİN: İmkansız aşka ve kara sevdaya tutulan insanların kurtulmaları için yapılır.
ÜZERİNE EŞ (KUMA) GELEN HANIMLARI KURTARMAK İÇİN: Üzerine kuma getirilen, eşi tarafından aşağılanan hanımları bu çilelerden kurtulmaları için yapılır.
ZİNAYI TERK ETTİRMAK İÇİN: Eşini aldatan, kadın veya erkeklerin zina yapmalarını engellemek için ve aldatılmayı ortadan kaldırmak için yapılır.
DEDİKODULARDAN ve İFTİRALARDAN KORUNMAK İÇİN: Yapılan dedikoduları ve iftiraları önlemek için ve gelecekte yapılacak olan dedikodulardan ve iftiralardan korunmak için yapılır.
ZİHİN BERRAKLIĞI İÇİN: Algılama ve anlama yeteneğinin artması için, kapalı ve sınırlı zihinlerin açılması ve berraklaşması için yapılır.
SÖZÜNE İTAAT EDİLMESİ İÇİN: Herhangi bir cemiyette , aile içerisinde ve bütün çevrelerde sözüne itaat ettirmek ve sözünün geçerli olmasını isteyen insanlar için yapılır.
MÜSİBETLERDEN KORUNMAK İÇİN: Öldürülmekten, ani ölümden, hastalanmaktan, kötülüklerden, korkudan, dertlerden, hırsızlardan, hapis olmaktan, felaketlerden, afetlerden, şeytanlardan, cinlerden, korunmak için yapılır.
UYKU SIKINTILARI İÇİN: Uyku çokluğundan veya uykusuzluk gibi sıkıntıları düzeltmek için yapılır.
EZBERLEME YETENEĞİNİ ARTIRMAK İÇİN: Ezberleme yeteneği düşük olan insanların ezberlerini güçlendirmek için yapılır.
SADAKAT ve İTAAT İÇİN: Erkek veya kadının eşine yada sevgilisine sadakakati, itaat etmesi için, istenilen herhangi birinin itaat etmesi için yapılır.
HER HANGİ BİR İNSANI BİR MUHİTTEN VE BİR ÇEVREDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN: İstenilmeyen azgın, zararlı, kötü kişileri bir çevreden gitmesi ve uzaklaşması için yapılır.
ZİHİNSEL VE BEYİNSEL HASTALIK İÇİN: Sinir ve ruh hastalıkları için, akıl hastalıkları için, baş ağrısı için yapılır.
Nazar bilimsel olarak ta kanıtlanmış; İnsan bünyesinden yayılan zararlı ışınların beyin gücüyle beraber belli bir yere odaklanması sonucu, canlı veya cansız nesneleri olumsuz yönde etkilediği klinik deneylerle konunun uzmanları tarafından açıklanmıştır. • AİLE İÇİ HUZUR ve MUHABBET SORUNU YAŞIYORSANIZ, • EŞİNİZLE ARANIZDA HUZURSUZLUK GEÇİMSİZLİK VARSA, • KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ, • BÜYÜ,MUSKA,GÖZ,NAZAR,CİN MUSALLATINA MARUZ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, • RUHSAL VE MANEVİ YÖNDEN BUNALIMLARINIZ VARSA, • İSTEM ve İRADE DIŞI DAVRANIŞ SERGİLİYORSANIZ, • İŞ KONUSUNDA BAŞARILI OLAMIYORSANIZ, • TOPLUMA UYUM SAĞLAYAMIYORSANIZ, • EŞİNİZDEN,NİŞANLINIZDAN, SÖZLÜNÜZDEN VEYA SEVGİLİNİZDEN AYRILDIYSANIZ, • VEYA SORUNLU BİR BERABERLİK YAŞIYORSANIZ, • ŞANSINIZIN, RIZKINIZIN, KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA YA DA İŞLERİNİZİN YOLUNDA GİTMEDİĞİNE İNANIYORSANIZ, • BİR TAKIM KONULARI KENDİ ÜZERİNİZDE SAPLANTI HALİNE GETİRİYORSANIZ, • SEBEPSİZ YERE SIKINTI BUNALIM VE RAHATSIZLIK DUYUYORSANIZ, • TIBBEN MÜMKÜN OLDUĞU HALDE ÇOCUK SAHİBİ OLAMIYORSANIZ,
Not: Büromuz Altınkum Mah.ikizcay 1002 nolu sok.no1 Edremitden Gelince ikizcay birinci köprüyü geçdikden sonra sola dönüp 100 metre ilerde Sagda Akçay Tlf : 0266 384 38 97 Fax: 0266 384 38 97 Cep Gsm:0535 488 20 33
Forumdaki 13 Kategoride 85 Forum var, Bu forumlara açılan 3028 Konuya 10 Cevap yazıldı..
Üye : Misafir : 3 Toplam : 3 Rekor : 41 kişi 23.09.2009 11:17:08
Aktif Üyeler Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör - VIP Üye